Kızılay Haftası
Yaralar sarar eli bir anne sevgisiyle
Hepimiz tanırız Kızılay'lı bayrağı ile
Kucağını açmaktadır kırkkat düşmana bile
İnsanlık onurumuz, İnsancı Kızılay'ımız.
Savaşta, barışta, her ulusal felakette
Örgütü, kolları var tüm yurtta, her bir kentte
Hemen koşar yetişir kim varsa başı dertte
Ona muhtaç olanın inancı Kızılay'ımız.
Dil, din, ırk ayrımı gözetmez hizmetinde
Hepsini dağıtmakta ne var ise elinde
Kızılay'a üye ol, bağış yap sen de
En güçlü ulusal dernek olsun Kızılay'ımız.
Kızılay güçlü ise muhtaç olan el açmaz
Vatanı, ulusu seven asla yardımdan kaçmaz
El verelim çocuklar, güçlensin alayımız
Felaketin düşmanı olsun Kızılay'ımız.
Kızılay Haftası Hakkında
Her yıl 29 Ekim - 4 Kasım tarihleri arasında Kızılay
Haftası'nı kutlarız. Kızılay bir yardım
kurumudur. Yardım insancıl bir duygudur.
İnsanları yücelten bir düşüncedir. Bu düşüncenin
yaygınlaşması, dünyamızı güzelleştirir. Barış
içinde bir arada yaşamamızı sağlar. İnsanlar
arasında birlik ve beraberlik duygularını
geliştirir.
Kızılay Haftası'nda, Kızılay
Derneğinin kuruluş amacı ve çalışmaları
konusunda okulda, sınıfta konuşmalar yapılır,
bilgiler verilir. Radyo ve televizyonda Kızılay
ile ilgili programlar yayınlanır.
Felakete uğrayanlara din,
dil, soy ayrımı yapmadan yardım edilmesi
gerektiği görüşünü ilk olarak İsviçre'li bir
yazar savundu. Tek tek yapılan yardımın yeterli
olmadığı görüşünde birleşen Avrupalı devlet
adamları İsviçre'nin Cenevre kentinde
toplandılar. 1859 yılında İ
lk Yardım Derneği 'ni kurdular.
Bağımsız, yansız uluslararası bir kuruluş olan
bu dernek daha sonra Kızılhaç adını aldı.
Kızılhaç Derneği'nin kuruluşundan kısa bir süre
sonra ülkemizde 1868 yılında
Yaralı Askerlere Yardım Derneği
kuruldu. Dernek bir süre sonra Hilal-i
Ahmer adını aldı. Hilal ay, ahmer
kırmızı demektir. Cumhuriyet döneminde derneğin
adı bu anlamı açıklayıcı biçimde değiştirildi.
Türkiye Kızılay Derneği oldu.
Kızılay; savaş, deprem, sel baskını, yangın,
salgın hastalık gibi felakete uğrayanlara yardım
eder. Depremden, selden, yangından zarar
görenlerin yardımına koşar. Felakete
uğrayanların barınmaları için çadır, battaniye
yiyecek, giyecek dağıtır. Yaralananların
iyileşmeleri için geçici hastaneler kurar.
Savaşta yaralanan askerlerin iyileşmeleri için
çaba gösterir. Onlara her tür yardımda bulunur.
Kızılay salgın hastalık
durumlarında hastalara yardım eder. Aşevleri
açar, aşevlerinde yoksul, kimsesiz, düşkün
yurttaşlara yiyecek ve içecek verir.
Yurt içinde ya da yurt
dışında deprem, sel baskını, savaş olur olmaz
Kızılay depolarını açar, felaket bölgesine
çadır, battaniye, giyecek, yiyecek, kan ve ilaç
gönderir. Bu yardımların dağıtımını sağlar.
Kızılay ülke içinde ve ülke dışında yaptığı bu
yardımları ; üyelerin ödentileri,
yardımseverlerin bağışları ve öğrencilerin satın
aldıkları Kızılay pullarından elde ettiği
gelirlerle karşılar.
Kızılay, hiç bir ayrım gözetmeksizin doğal
yıkımlara uğrayanlara, savaş yaralılarına,
düşkünlere, salgın hastalıklara yakalananlara,
din, dil, ulus ayrımı yapmadan yardım elini
uzatır. Kızılay gerektiğinde aynı amaçlı
Kızılhaç, Kızılaslan, Güneş gibi yardım
kuruluşları ile işbirliği yapar. Kızılay gençlik
kampları, aşevleri, hastaneler, dispanserler,
kan merkezleri gibi sağlık ve yardım
kuruluşlarını çalıştırır.
Türkiye Kızılay Derneği'nin
beyaz zemin üstünde kırmızı aydan oluşan bir
bayrağı vardır. Kızılay bayrağındaki beyaz renk
yaralı askerlerin gömleklerini, kırmızı ay ise
kan izlerini simgelemektedir.
AÇIKLAMA -2-
Kızılay bir yardım
kuruluşudur. Savaşta ve barışta halkın karagün
dostudur. Savaşta yaralananlara, ölenlerin
ailelerine yardıma koşar. Yaraları sarar. Her
türlü yardımı yapar. Barışta yangın, sel, deprem
felaketlerine uğrayanlara sıcak yardım elini
uzatır. Fakirlere, düşkünlere, kimsesizlere
yardım eder. Onlara yiyecek, giyecek, içecek,
yakacak, çadır ve para yardımı yapar.
Kızılay'ın, halka yaptığı yardımlar, yine halkın
bu kuruluşa yaptığı yardımlardan, bağışlardan
oluşur. Durumu iyi olan her vatandaş, Kızılay'a
yardım etmeli, bağışta bulunmalıdır. Hepimiz
Kızılay'a yardım edelim. Kızılay pulu alalım.
Kurban Bayramında kestiğimiz kurban derisini bu
kuruluşa bağışlayalım. Kızılay'a yaptığımız
yardım fakire, fukaraya, felakete uğrayanlara
yapılmış sayılır. Biz de bir gün felakete
uğrarsak, Kızılay bizim de yardımımıza koşar.
29 Ekim - 4 Kasım tarihleri
arası Kızılay Haftası olarak kutlanır.
Okullarda, radyo ve televizyonlarda, gazete ve
dergilerde Kızılay'ın faydaları, amaçları
anlatılır. Kızılay'la ilgili sergiler açılır.
Çalışmalar halka gösterilir.
Kızılay'ın merkezi
Ankara'dadır. Türkiye'nin her il ve ilçesinde
şubesi vardır. Okullarda Kızılay Kolu kurulur ve
çalışır. Öğrencilerin üye olduğu bu kol,
Kızılay'a pul satarak yardım toplar.
KIZILAY'IN GÖREVLERİ VE ÇALIŞMALARI
-
Doğa olaylarında zarar
görenlere çadır, battaniye, giysi ve yiyecek
yardımları yapar. Bunun için önceden bu
maddeleri depo eder.
-
Yoksul, kimsesiz ve
düşkünler için aşevleri açar.
-
Sağlık merkezleri kurar.
Kurduğu kan bankası ile halkın yaptığı kan
bağışlarını kabul eder, gereksinme duyanlara
bu kanları verir.
-
Hemşire yetiştirmek için
okullar açar.
-
Savaşta geçici sağlık
merkezleri kurar.
-
Gezici hastaneler kurar.
KIZILAY'IN GELİR KAYNAKLARI
-
Yardımsever yurttaşların
bağışları,
-
Üyelerin ödentileri,
-
Kızılay pullarının
satışından elde edilen gelirler,
-
Rozet dağıtımından
sağlanan gelirler,
-
Devletin her yıl yaptığı
yardımlar,
-
Gümrükte alıkonulan
eşyaların satışından elde edilen gelirler,
-
Oyun kağıtlarının
satışından elde edilen gelirler,
-
Kızılay aracılığı ile
dışardan alınan ilaçların, röntgen
filmlerinin satışından sağlanan gelirler,
-
Afyonkarahisar Maden
Suyu'nun satışından sağlanan gelirler.
DEPREM VE KIZILAY
Depremin ne olduğunu biliyor
musunuz ? Bilmiyorsanız sözlüğü açıp önce "D"
harfini sonra deprem sözcüğünü bulur, karşısına
yazılanları okursunuz.
Ayrıntılı bilgi edinmek
istiyorsanız o zaman ansiklopediden deprem
maddesini bulup okuyunuz. Ders kitaplarında da
deprem ile ilgili geniş bilgiler vardır.
Sözlükler depremi ; yer
kabuğunun derin katmanlarının kırılıp yer
değiştirmesi ya da yanardağların püskürmesi
yüzünden meydana gelen sarsıntıların yeryüzünden
duyulması olayı olarak tanımlar.
Ben depremi kitaplardan,
ansiklopedilerden önce, doğup büyüdüğüm Varto'da
yaşayarak öğrendim.
Varto, Anadolumuzun doğusunda
Muş ilinin küçük, şirin bir kasabasıdır. 1966
yılında sıcak bir ağustos günü arkadaşlarımla
damlar üstünde oynuyordum. Büyükler tarlada,
bahçede çalışıyorlardı. Kuşlar, meyve yüklü ağaç
dallarında ötüşüyor, koyunlar, inekler
düzlüklerde otluyordu. Her şey yerli yerinde ve
çok güzeldi.
Nasıl oldu bilmiyorum.
Birdenbire yer sarsılmaya başladı. Önce toprak
çatladı. Sonra yarıldı. Evlerin çatıları çöktü.
Ağaçlar birbirine yaklaşıp uzaklaşmaya başladı.
Ortalığı toz duman kapladı. İnsanlar, hayvanlar
ayakta duramıyor, yarılan toprak adeta onları
yutuyordu. Toprak altında kalan, yıkılan evlerin
duvarları arasına sıkışan insanların iniltileri
geliyordu. Bütün canlılardan gelen çığlıklar
yürekler acısıydı. Ben, artık bir taş yığını
olmuş evimizin az ötesinde toprağa kapanmış
acıyla, korkuyla, çevreme bakıyordum. Hiç
unutamıyorum. Yirmi metre ötede bir adam
çocuğunu kurtarmak için çırpınırken duvar
altında kalarak öldü.
Bir anda Varto yerle bir
oldu. Harabeye döndü. İnsanlar sevdiklerini
yitirdiler, aç ve açıkta kaldılar. Az önce
gülen, konuşan insanlar öldü. Depremden hemen
sonra Türkiye radyoları yayınlarını kesti. Varto
depremini bütün yurda duyurdu. İlk belirlemelere
göre ölü sayısının yaklaşık üç bin olduğu
bildirildi.
Çok geçmeden uzaktan ardı
ardına kamyonlar görünmeye başladı. Taşıt
araçlarında, beyaz üstünde kırmızı ay olan
bayraklar vardı. Kızılay yardımı deprem
bölgesine ulaşmıştı. Kızılay deprem bölgesine
çadırlar, hastaneler kurdu. Yaralılar hastaneye
yatırıldı. Doktorlar, hemşireler hastaların
iyileşmesi için ellerinden geleni yapmaya
başladılar. Açıkta kalan insanların barınmaları
için çadırlar kuruldu. Battaniyeler dağıtıldı.
Kurulan aş ocağından yemek verilmeye başlandı.
Düzenli olarak yiyecek, giyecek dağıtımı
yapılıyordu. Aç ve açıkta kalan bütün
yurttaşların gereksinmeleri karşılandı. Yaralar
sarıldı. İlaçlar verildi. Acılar bir ölçüde
azaltıldı.
Depremden bu yana yıllar
geçti..
Ne depremi, ne deprem bölgesinde Kızılay'ın
çalışmalarını, ne de yardımlarını unutabildim.
|