|
Babama Selam Söyle
Karlı bir akşamdı ankara'da;
Son kez elele yürümüştük,
Bitmesin istediğimiz yola.
Kısacık beraberliğimizin bütün anılarını
sığdırmıştık.
Yazarsın bana demiştin.
Bende yazarım sana sık sık.
Ağlıyordum....
Sen görmeyesin diye kaldırmıyordum başımı.
Elimi daha sıkı tuttun,
Anlıyordum....
Bu ayrılığa dayanmıyordu kalbim,
Öğrettiğim çiçek adlarını unutma dedin,
Kelebekleri kitap arasında kurutma,
Sık sık fotoğraf çektir, yolla bana,
Kitaplarım sana emanet,
İncitme kimseyi, kin büyütme kalbinde...
Beni bekle...
Yol bitti, gidiyordun artık;
Sokakta gördüklerimi, filmlerdeki aktörleri sen
sandım bir süre,
Kin büyütmedim kalbimde söz vermiştim sana diye,
Kitaplarını okudum, kelebeklerine dokunmadım,
Öğrendiğim çiçek adlarına yenilerini ekledim,
En çok fesleğeni, çoban heybesini, akşam
sefasını sevdim.
Seni beklerken çok şey öğrendim,
Yolunu gözlediğim, sevdiğim ilk adam...
Nasıl olsa bulacaktır diye, her görüşümde aynı
sesle seslendim
Uçak, babama selam söyle!
Beni kötü rüyalardan uyandıran sevdiğim ilk
adam...
Bir bilsen seni nasıl özledim...
Kar yağıyor şimdi, otuz yaşım bitti,
Kitapların bende, kelebekler gibi kar taneleri,
Kendi yolumda yürürken hiç unutmadım o cümleyi;
Selamını aldım babacığım,
Kin büyütmedim kalbimde....
Küçük kızının gözleri hala senin çiçeklerinde.
Uçak, babama selam söyle!
Uçak, babama selam söyle!
Canım Kızım
Canım Kızım;
Meğer sanaymış yolculuğum. Burgun kendime neden
yasadığımı sordum; bir anlamı olmalıydı basımdan
gecen onca şeyin; bir karşılığım olmalıydı
hayatta.bu soruyu sorduğumda kendime yirmi üç
yasındaydım. Ellerim yaslanmamıştı henüz ama
soluk soluğa kalmış yorgun bir çocuktum,
bildiğim her şeyden, herkesten uzaktaydım..
Yalnızlık, yabancılık, haksızlık dünya kederleri
bir olup yüklenmişlerdi bir gece kalbime.
Balkona çıktım, dördüncü kattaydım.soğuk bir kıs
gecesiydi. Demirleri tuttum caddeyi seyrettim
ağlayarak. Göreceksin insan nasıl acır kendine
böyle anlarda... Yüz yirmi dokuz numaralı otobüs
geçiyordu ve bir kız köşedeki benzinciden
çıkmış; elinde bira şişesi ağlıyordu, uzundu
sacları.kaldırıma oturdu elindeki bira şişesini
karşısındaki saat kulesine fırlattı. Saat
oniki'ye on vardı ve belli ki ikimizinde canı
çok yanmaktaydı...
Annem geldi aklıma bir Pazar dönüşü elimi
avucunun içinde kavrayışı ve bana doğumumu
anlatısı. Yalnızmış sancıları geldiğinde; çok
korkmuş ya başaramazsa diye. Balkona çıkmış
insanları seyretmiş başka kadınlarda çekti bu
sancıyı diyerek ve başka insanların acılarından
güç alarak doğuma girmiş. Doğduğumda yaptığı ilk
şey saate bakmak olmuş. Saat öğlen oniki'ye on
varmış. İşte böyle demiştim kendi kendime;
buraya kadarmış. Sonra çilekli pastayı, çaldığım
vişneleri, limonlu dondurmayı ne çok sevdiğimi
düşündüm. Saclarımı uzatacaktım, para biriktirip
yollara çıkacaktım ve bir daha hiç yirmi üç
yaşında olmayacaktım. Büyük kararlardan önce
mutlaka bir gece beklemeli eğer sabah aynıysa
her şey o zaman düşünmeli bitirmeyi bir
hikayeyi.. Ertesi gün güneşli bir sabahtı;
çoktan düşmüştü ruhumun ve kederimin ateşi...
O günden sonra neler oldu bir bilsen...sana
anlatacak o kadar çok şeyim var ki. Çok
korkuyorum severmisin acaba beni? İyi bir anne
olabilecek miyim? Koruyabilecek miyim seni?
Kalbimde ve zihnimde biriktirdiklerimi eksiksiz
iletebilecek miyim sana?
Takvimler bir sonbahar çocuğu olacağını
söylüyor. Annende sonbaharda doğmuş bir bebekti.
Bu mevsim hüzünlüdür kızım ve çok sever
güneşi.şuanda minicik tekmelerinle ben burdayım
diyorsun. Gelişine az kaldı. Seni sevinçle
beklerken odanı hazırlıyoruz hevesle.ama ne
yazık ki odan kadar sessiz ve özenli bir ülkeye
gelmiyorsun. İsterdim ki benim gördüklerime sen
şahit olma ama onlar sana bile yetişti. Geleceği
zamanı kendi seçen biri olarak güçlü ve bendende
önde olacağını biliyorum umarım sende seversin
karıncaları, kedileri ve kelebekleri. Ben
babasını çok özleyen bir çocuktum dilerim sen
ayrı kalmazsın seni sevinçle bekleyen
babandan....
Anneler ve babalar tanıyacaksın bizden başka.
Oğluna söz verdiği bisikleti alamadığında
notalarla oğlunun adını yazan bıyıklı yorgun
babaları, ya da kendi giyemediği mavi yirmi üç
nisan elbisesini sabaha dek uyumadan kızına
diken anneleri, sonra kendinden başkasını
düşünmeyenleri, kendi öfkesinde boğulanları ve
yalancıları tanıyacaksın. AŞk'ı tanıyacaksın bir
gün, kalbim kırılacak ve belki kıracaksın
birilerini... İyi bir tamirci ol kızım, çabuk
onar kırdığın kalplere ve çaresiz kalma kendi
kırık kalbine. Sen şimdi kendi öykünü yazmaya
geliyorsun.
Hayat iki seçenek sunuyor: ya payına düşen
kederi parlatacaksın; ya da ömrünle iyi
geçinmeye bakacaksın. İkincisini tercih edersin
umarım...
Bana öğretildiği gibi kızım; öğrendiğin çiçek
adlarını unutma, kelebekleri kitap arasında
kurutma, kin büyütme kalbinde ve incitme
kimseyi...
Dilerim dünyaya geliş nedenini sen çabuk
bulursun.yolun acık olsun....
Ne Olacak Halim
Sen bu satırları okurken ben cok uzaklarda
olacağım...
Böyle başlardı bütün bildiğimiz mektuplar,
Biliyormusun? Bu ikimizin hikayesi,
Şu anda nerdesin, ne yapmaktasın;
Bildiğim yerlerdemisin yoksa hiç görmediğim bir
evin penceresinde mi,
Sevdiklerin özlemi sardımı nicedir kalbini,
Pişman mısın başlamadıkların için, iç
cekiyorsundur şimdi
Düşünüpte yazmadığın yazıpta yollamadığın
mektupları saklıyormusun hala,
Kafanda hep aynı cümle biliyorum ne olacak
halim,
Ah, biriktirdiğimiz bütün hevesler nasılda hızla
tükendiler.
En çok kimi özledin, en çok neyi bekledin?
Şimdi düşlediklerimin neresindesin...
Dedim ya.
Bu ikimizin hikayesi...
Islandımız bütün yağmurları, dudak kanatan
kalpli sızı aşklarımızı,
Bizi buluşturan kaldırımları,
İşte bütün bunları bütün bunları yazıyorum.
Ben unutmadım diye
Hatırlıyormusun sonunu değiştirmediğimiz
filmleri
Hayatın gerceğidir sandığımız kabullenilmiş
yenikliği
Bir ağızdan söylediğimiz en kahraman cenkliği,
Büyürken vazgectiklerimizi yada
vazgeçittirdikleri seyleri,
Ne Olacak Halim...
Çabuk mu büyüdük dersin
Biliyorum..
NE Olacak Halim...
Sen bu satırları okurken, ben nerde olacağım kim
bilir.
Neleri bırakmış olacağım birde,
Ne aşkları
Ne başlangıçları
Ne ayrılıkları tıpkı senin gibi.
Biliyormusun...
Tek sorum var kendimle şimdi
Ahhh
Ne Olacak Şimdi Halim....
|