Yaşanan Zelzeleler
17 Ağustosta deprem felâketini
Ailecek Gölcük'te gördük biz de yaşadık.
Şimdi de vurdu yine Pakistan Milletini
9 Ekim İkibin beşte sanki biz vardık.
Allah merhamet etsin,yaşayan başka
anlar
Unutulmuyor asla geçse nice zamanlar,
Felâketi görüp te içinde yaşayanlar
O günlerine döner, o günlerini yaşar...
Bazı öyle olaylar anlatmakla yaşanmaz,
Tarife imkân olmaz onu yaşayan bilir,
İşte tüm felâketler yaşanır,anlatılmaz
Acılarla doludur,yıkan bir aşk gibidir...
Depremin Göçleri
Yağmur yağıyor sokaklara camımda yağmur
damlaları
Sesini şırıltısını duymak rahatlatıyor beni
İzlemek görmek ferahlatıyor sakinleştiriyor
sanki
Oysa depremi hiç sevmedim ben sevemedim
Dolaştığım zaman üstümü başımı çamur leke eden
yağmuru sevdim
Sesini sevdim derken sallanıyor derprem oluyor
patlamayla deviren
Alıp başını giden evleri binaları yıkıyor
onlarca insan evsiz sokaklarda
Ağaçları sokuyor ormanları yıkıyor adeta bir
afet üzüyor kahrediyor yok ediyor beni
Bir sessizlik oluyor başlarken bu sesizligin
bitimi içinde bağırmalar ağlamalar cığlıklar
geliyor kulagıma
Üzülüyorum sinirlendiriyor deli ediyor beni bu
Bir bebek ağlıyor anası babası yok tek başına
kalıyor
Bir çocuk koşuyor kaçıyor korkudan olsa gerek
Bir ana evini sıcak yuvasını arıyor çaresiz
Bir baba elleri kolları bağlı isyan ediyor
kaderine
Çileli hayatına verilen acı yaşadığı binaya eş
Yıkılan yaşamına yanıyordu besbelli oysa zengin
olan zarar vermedi
Deprem yaşamını çocuklarını varlığını almadı
elinden hiç bir zaman korkutmadı
O günden sonra yağmurun degil depremin göçlerini
ister oldum
Ben eziyet eden sallanmayı degilde yağmuru
sevdim yağmurda beni sevdi zaten
Hiç ayrılmadık
17 Ağustos Depremzedeleri
Ne zaman bir zelzele duysam
Boğazıma bir hıçkırık takılır
Yatağımda uykum geceye bölünür
Gözlerim saate takılır
Sabahın öksüz çocukları
Gelir peşime takılır
Depremzedeleri soran olmaz
Buruk bir acı yüreğime takılır
Ne zaman bir virane görsem
Acı feryatlar çağırırım
Devlet adamı biçare
İşte o zamane aldanırım
Müzelere taşıyıp
Düşündürdük mü
Deprem Haftası Hakkında
Dünyanın oluşumundan beri, sismik yönden aktif
bulunan bölgelerde depremlerin ardışıklı olarak
oluştuğu ve sonucundan da milyonlarca insanın ve
barınakların yok olduğu bilinmektedir.
Bilindiği gibi yurdumuz dünyanın en etkin deprem
kuşaklarından birinin üzerinde bulunmaktadır.
Geçmişte yurdumuzda birçok yıkıcı depremler
olduğu gibi, gelecekte de sık sık oluşacak
depremlerle büyük can ve mal kaybına
uğrayacağımız bir gerçektir.
Deprem Bölgeleri Haritası'na göre, yurdumuzun
%92'sinin deprem bölgeleri içerisinde olduğu,
nüfusumuzun %95'inin deprem tehlikesi altında
yaşadığı ve ayrıca büyük sanayi merkezlerinin
%98'i ve barajlarımızın %93'ünün deprem
bölgesinde bulunduğu bilinmektedir.
Son 58 yıl içerisinde depremlerden, 58.202
vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 122.096 kişi
yaralanmış ve yaklaşık olarak 411.465 bina
yıkılmış veya ağır hasar görmüştür. Sonuç olarak
denilebilir ki, depremlerden her yıl ortalama
1.003 vatandaşımız ölmekte ve 7.094 bina
yıkılmaktadır.
DEPREM NEDİR?
Yerkabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle ani
olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar
halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yer
yüzeyini sarsma olayına "DEPREM" denir.
Deprem, insanın hareketsiz kabul ettiği ve
güvenle ayağını bastığı toprağın da oynayacağını
ve üzerinde bulunan tüm yapılarında hasar görüp,
can kaybına uğrayacak şekilde
yıkılabileceklerini gösteren bir doğa olayıdır.
Depremin nasıl oluştuğunu, deprem dalgalarının
yeryuvarı içinde ne şekilde yayıldıklarını, ölçü
aletleri ve yöntemlerini, kayıtların
değerlendirilmesini ve deprem ile ilgili diğer
konuları inceleyen bilim dalına "SİSMOLOJİ"
denir.
Yer Kabuğu Hareketinin Şematik Anlatmı
DEPREMİN DİĞER ÖZELLİKLERİ:
Bazen büyük bir deprem olmadan önce küçük
sarsıntılar olur. Bu küçük sarsıntılara "ÖNCÜ
DEPREMLER" denilmektedir. Büyük bir depremin
oluşundan sonra da belki birkaç yüz adet küçük
deprem olmaya devam etmektedir. Bu küçük
depremler "ARTÇI DEPREMLER" olarak
isimlendirilir ve büyük depremin oluş anına göre
bunların şiddetinde ve sayısında azalım görülür.
|